Hakkımızda
I Wish by Lena — Bir Annenin Hikâyesi
Her şey bir gece başladı.
Kızım Lena’yı kucağıma alıp üstünü değiştirirken. Terlemişti yine, saçları alnına yapışmıştı, ben de yarı uykulu, elimde temiz bir tulumla onu sakinleştirmeye çalışıyordum. O geceyi hatırlıyorum çünkü tek değildi — bazı haftalar defalarca tekrarlandı.
Küçükken pamuklu uyku tulumları işimizi görüyordu. Ama Lena büyüdükçe, o küçük çözüm de küçük kaldı. İki yaşından sonra tulumdan hoşlanmaz oldu, tuvalete kalkmaya başlayınca da zaten hiç işe yaramaz hale geldi.
Ben de her anne gibi bir çözüm aramaya başladım. Geceleri internette dolaştım, mağaza mağaza gezdim. Ama karşıma çıkan hiçbir şey tam olarak Lena’ya uymuyordu — kimi sentetikti, kimi fazla kalın, kimi de günlük hayata hiç uygun değildi; yıkaması, kurutması ayrı dertti.
Aradığımı bulamayınca, kendim yapmaya karar verdim.
İçi ve dışı pamuk, mevsime göre kalınlığı değişen battaniyeler diktim Lena için. Ama asıl güzel olan kısım, kumaşları seçerken başladı.
Desenleri ve karakterleri Lena’yla birlikte seçtik. Her birine bir isim verdik. Geceleri onlar hakkında hikâyeler uydurduk; bazen bir maceraya çıktılar, bazen sessizce onun yanında uyudular. Zamanla fark ettim ki bu karakterler artık sadece bir battaniyenin deseni değildi.
Lena’nın uyku arkadaşlarına dönüşmüşlerdi.
Ve bir çocuk, arkadaşını yanından ayırmak istemez. Lena da battaniyesini gittiğimiz her yere götürmeye başladı — arabaya, anneannesine, tatile.
Ama bir çocuğun uyku düzenini taşımak hiç kolay değil. Battaniye, yastık, altlık derken elimiz hep dolu oluyordu. Üstelik eve döndüğümüzde Lena yine kendi battaniyesini istiyordu, başka hiçbiri olmuyordu.
O zaman kendime bir soru sordum: Ya Lena’nın küçük uyku dünyasını tek bir çantaya sığdırabilseydik?
Böylece ikinci fikir doğdu. Taşıması kolay, her yerde kurulabilecek bir uyku seti tasarladım. Evde, arabada, dışarıda — Lena nereye giderse gitsin kendi küçük dünyasını yanında taşıyabilsin istedim.
Karakterleri yine birlikte seçtik. Kız ya da erkek diye ayırmadık; çünkü hayal kurmanın ve bir uyku arkadaşını sevmenin cinsiyeti olmadığına inanıyoruz.
Sonra anne tarafım devreye girdi. “Annelerin çantası hiç bitmez,” dedim kendi kendime, ve bir ön cep ekledim — çünkü biliyordum ki o cep bir gün mendile, bir gün oyuncağa, bir gün de bir avuç kuru üzüme ev sahipliği yapacaktı.
Ortaya çıkan şey sadece bir uyku seti değildi. Lena’nın gittiği her yere taşıdığı, kendi küçük dünyasıydı.
Bir anne olarak beni asıl rahatlatan da buydu: Lena’nın hassas yapısı nedeniyle, nerede olursak olalım temizliğini bildiğim, kendi deterjanımla yıkadığım bir uyku alanına sahip olması.
Kısa süreliğine kullanılacak bir ürün istemedim hiç. Bebeklikten beş yaşına kadar Lena’yla birlikte büyüyebilecek bir şey hayal ettim — önce bir oyun alanı, sonra bir uyku arkadaşı, zamanla da yolculuklarının sadık bir parçası.
Böylece I Wish by Lena doğdu.
Önce sadece kızım için tasarladım. Sonra kendime sordum: Lena’ya bu kadar iyi gelen bu küçük dünya, neden başka çocuklara da iyi gelmesin?
Bugün I Wish by Lena’da yaptığımız her şeyin arkasında hâlâ o ilk gece var.
Bir annenin çözüm arayışı.
Bir çocuğun kendi karakterini seçmesi.
Birlikte kurulan küçük hayaller.
Ve nereye giderse gitsin yanında taşıdığı o güven hissi.
Çünkü bazen bir çocuğun kendini evinde hissetmesi için büyük bir eve değil, sadece kendi küçük dünyasına ihtiyacı vardır.
I Wish by Lena
Kendi dünyası, gittiği her yerde.